Sizleri allahın selamı ile…
Sizleri allahın selamı ile selamlıyorum. “lanetlenmiş kavim ile barış için atılan imzalar, kıralan kolları, öldürülen çocukları, anaların feryatlarını unutturacakmı, o imzaları atan eller hiç taş atmamıştı ki.” diye başlıyordu ilk intifada zamanında yazılan bir şiir. amaçları süleyman mabedini kurmak olan, kendilerine vadedildiğini iddia ettikleri toprakları ellerine geçirmeye çalışan ve hala (”görmezler”)son peygamberi bekleyen, dünyanın belası bir avuç topluluğun yapmış olduğu zulmü lanetliyorum. lanetliyorum alelacele toplanıp, kınama yaparken bile acziyetlerini gösteren, petrol zengini, zenginliklerine zenginlik katmaktan başka bir şey düşünmeye, acaba kınamasak tepki mi alırız diye kınama yapan islam birliğini ! (birlik denilirse tabi), kınıyorum evlerinde rahat rahat, ezilen, zulüm gören, müslümanları seyreden bizleri, onlar mazlumlar ama aciz değiller, onlar allah yolunda savaşan erler kutluyorum sizleri, allah yar ve yardımcınız olsun, affedin bizleri, duamız sizler ile, duadan başka bir desteğimiz olmadığı için hakkınızı helal edin. selam allah yolunda öldürülenlere, selam davasında sabit kalan erlere, selam mazlumun acısını, ızdırabını gönlünde taşıyana.
yine eskilerden bir şiir
Kınasın dünya, Kınasın dünya halkları, barış uzlaşma formulleri arasın insanlar, hümanizm çığlıkları atsın bir yerlerde entel yavşaklar, yeni dünya düzenleri planlasın emperyalistler, geyik muhabbeti ile geçirsin ömrünü aydınlar, kılı kırk yarsın bakalım hukukçular, desinler ne diyeceklerse A yı B yi öğretsin öğretmenler körpe beyinlere, A deyince At, B deyince Bıyık hatırlatılsın bakalım yavrulara, terziler kravat diksin, frag diksin, tuvalet diksin sosyetik beylere, bayanlara balolar için partiler için berber fön çeksin, kuaförler meç yapsın, perma yapsın saçlara, televizyonda gece keyfi sunsun medya, benliği çalınan kitlelerin ağız suyuna kuyrukta bekletilsin emekli emekliliği boyunca bürokratlar başsağlığı dilekleri yetiştirsin, grizulara kurban giden işçilerin ardından komaya girsin sarhoşlar, ayyaşlar macit oynaşını gezdirsin, banka kredisiyle aldığı mercedesle, figen kanişini beslesin, avrupa patentli it yalıda genelevler dolup taşsın, orospulardan alınan vergilerle okullar açılsın, yollar, köprüler, barajlar yaptırılsın, imamların maaşları ödensin öyle mi !
kınasın dünya milletleri, mekik dokusun ara bulucular hoşgörüsünü esirgesin medeni! Hükümetler, sosyal demokrat teorisyenler varoluşçular, vesair güruh, insancıllıktan dem vursun, köy enstitüsü kılıklı anti demokrat zevat sanat söylevleri versin kıçı kırık teresler rüşvet alsın kodamanlar futbolcu, transfer hayalleri kursun milyar kapısından darbe hevesleri beslesin kursaklarında fanatik laikçiler öyle mi ! kınasın papa, vatikan kilisesi, Ortodoks ruhani lideri, baş haham durmasın, lamalar tekzip etsin ne yazar, nota göndersin bilmem hangi devletin cumhurreisi meclislerde, bütçe müzakereleri tartışıla dursun hararetle, enflasyon alsın yürüsün emisyon hacmi görüşülsün komisyonlarda kapalı kapılar arkasında pay edilsin mümbit araziler afrikalı aç çocuklara toplanan yardım malzemeleri talan edilsin hiç edilsin emek, haram, helal gözetmeksizin masa başında yoksulun yiyeceği alınsın elinden çöp bidonlarını yalasın açlıktan nefesi kokanlar amerikan bayraklı blue cinler giysin yeni yetmeler atariyle oyalansın kenar mahallelerin sümüklü çocukları öyle mi '
kınasın dünya kınasın hicaz müftüsü conileri çağırsın bir milyar müslümanın kıblegahını korumaya sazlı sözlü petro-dolar alemler yapılsın kutsal topraklar üzerinde esirgesin emirler, şeyhler kuruşlarını hayır için fetva üretsin nabız şerbeti niyetine fetva makamları sultanların gölgesinde gölgelensin hurma yemenin kırk bin faziletini kırk bin ciltlik kitaplarda anlatsın şerhini düşsün icabında öyle mi ! kardeşlerimin tekbir nidaları bayıltırken fesleyenleri başını döndürürken zirvelerin eritirken granit kayaların yüreğini öyle mi ! kardeşlerim tayın ekmeğini bölerken ondörde ayın ondördüne yakalanırken dağlarda ondörtlülerle taranırken vahşice daha ondördünde vurulurken öylemi kurşun yükünü omuzlarında taşırken kul olmanın tevhidi bir hayat arzusu kavururken içlerini sızım sızım barut ve kanla örerlerken hayat dantelasını öyle mi !
devlet başkanının alnı secdeye değiyormuş bir ülkenin banane kardeşlerim gömülürken topluca mezara ölümün, işkencenin envai çeşitleri uğruyorken canevlerine faiz oranları düşüyormuş bir ülkede banane kardeşlerim çocuklarını babasız eşlerini dul bırakıp dağlarda bir kavgaya tutuşuyorlarken ölümüne bir ülkede esanslar artık alkolsüz üretiliyormuş kime ne
yetimler, öksüzler, dullar, şehit anaları, şehit babaları inna lillahi ve inna ileyhi raciun hükmüne razı olurken rızık endişesini ellerinin tersi ile kenara itmiş bunca yoksulluğa rağmen şeker bayramları hararetle kutlanıyormuş bir ülkede hala kime ne
iyi anlat kardeşim iyi anlat daha ölmediğini, ölmediğimizi iyi anlasınlar ölümün pahasını kavga ise kavga, dövüşse dövüş, savaşsa savaş
kardeşim canım canına can olsun kanımı kanın say ellerimde ellerin olabilse ah birde seninle gecelesem dağlarda seninle vuruşsam yan yana vurulsam, oracığa gömseler, oracağa gömseler oracığa, hemen oracığa yanına yanıbaşına kırmızı laleler filizlense toprağımdan nazlı nazlı kıyamete kadar şehit şehit koksam şehit şehit tütsem, ben bir şehit oğluyum dese oğlum ve alnından öpse melekler