Taşın çocuklarına; bir umut…
Taşın çocuklarına;
bir umut.. bir tebessüm.. bir dua…
bir umut; ey çocuk ! geceden sabaha bin bir türlü umutla uyanıyorum. umut türküleri çalıyorum gecenin haşin bakıslı koyuluğuna.. anlıyorum.. özlüyorum. ve seni düşlüyorum…
ezberledim yüzünü. taş tutan minik ellerini,sapanı germeye yeten yüreğinin ritmini… hani sapanı inadına geriyosun ya kafire,yüreğini tut küçüğüm fırlamasın yerinden..
neden bu kadar korkuyorlar ki sapanından! neden hala toplatıyorlar taşlarını ! korkuyorlar a çocuk. Korkuyorlar…
yoksa yüreğini mi koydun sapanına! füzelerine karsılık… umudun ile mi sıktın ellerindeki tasları' en teknolojik ölüm makinalarına .. ya fırlatırken kalbinin deyişleri' ona ne demeli ey adı özgürlük konan!
umudumuz var,yitmeyen yitmeyecek olan.. umudunuz var..
bir tebessüm; ellerimde çiçekler var ey çocuk.. öpülesi ellere verilecek ! güller dizeledim hayatının her anına.. tanklara da tebessüm edilir mi hiç! bilmiyorlar..bilseler tebessüm edenin sapanında ÖZGÜRLÜK olduğunu. bir avuç tebessüm sana,ey perçeminde gül barındıran..
özleyiş baki.. tebessüm ebedi… düşlerim var inan sadece sana saklı.. içerisinde tebessüm olan. hayallerim var … içerisinde SEN olan,taşlar olan..
bir tebeesüm kırıntısı.. olsun. yeter ki sana edilsin..
ve bir dua; ‘’paylaşınız ki kardeş olasınız!!
kardeşimsin. kardeşciğimsin.. yürekten dilemeyen,dilemiş midir'
‘’ya RABBİ,halim sana malum..'’
ey gül-i rana, ya yürekten konuşmayan,konuşmuş mudur! mürekkebini yüreğinden alan kalemimimin deyişleri tükenmez ben böyleyken, ey ÖZGÜRLÜK’te açan lale.. halime söz,hüsranıma deva bulamadım.. DUALARIM. DUALARIM. DUALARIM…
..ki; UMUDUM, TEBESSÜMÜM, var.. BİLESİN !!