Beklediğiniz mehdi bütün ırkları…
Beklediğiniz mehdi bütün ırkları tek bir ırka bağlayacaktı. Mehdi’niz geldi mi bilmiyoruz. Fakat şu bir gerçek ki bütün ırkları tek bir ırka bağlama hayaliniz gerçekleşti. Evet, bugün hiçbir ırk ve devlet sizin izniniz olmadan hareket edemiyor. Aslında amacınız dini bir yönetim kurmak değildi. Daha çok politik yönü üzerinde duruyordunuz. Bu yüzden inancınızı yaymayı değil de, ırkınızın bir araya gelmesi için bir devlet kurulması gerektiğini düşünüyordunuz. Sizin için yerin de önemi yoktu. Bu devlet ister Arjantin’de ister Uganda’da olsun ama mutlaka olsundu. Irkınızın her yerde ve her devirde işkence gördüğünü savunuyordunuz. Zulümden kurtuluş için bir devlet… Fakat unuttuğunuz bir nokta var. Irkınız üstün ırktı ve Tanrı vaadinden dönmezdi.
Canlı kanlıydınız! Harekete geçmeliydiniz! Ne yapmalı' İlk kongreyi 1897’de düzenlediniz. Bu kongreyi daha sonra, ‘Basel’de bir Yahudi Devleti kurdum’ sözleriyle anlatacaktınız.
Sizin için yerin önemi yoktu ama ortada ‘Vaad edilmiş Topraklar’ vardı. Filistin topraklarına özel bir ilginiz vardı. Yazdığınız bir kitapta Filistin üzerinde durarak, ‘Biz orada Avrupalılar için, Asya’ya karşı bir kale burcu ve aynı zamanda uygarlığın barbarlığa karşı ileri karakolu olacağız’ diyerek Avrupalıları da ikna etmeye çalışıyordunuz. Evet, bunu başardınız Sayın Thedor Herzl. Kurmak için büyük çabalar harcadığınız Yahudi Devleti, siz göremeseniz de, 1948 yılında kuruldu ve batılıların ileri karakolu görevini yerine getirip Ortadoğu’yu karıştırmaya devam ediyor.
Yaklaşık yüz yıldır Ortadoğu’ya kan kusturan ırkınız şu an daha bir şevkle Ortadoğu’yu karıştırma görevini yerine getiriyor. Filistin halkına yönelik işgal ve katliamını yıllardır sürdüren İsrail, yüzünü yeniden Lübnan’a çevirerek buraya da vahşice saldırıyor. Sayın Herzl, Filistin ve Lübnan’da her gün onlarca insan katlediliyor. ‘Topraksız bir halk için, halksız bir toprak ‘ düşünceniz nihayetini bulacak gibi… Toprak sahibi olan Filistinlilerin, işgal sonrası sayılarının hızla azal(TIL)ması ve toprağın halksız kalması, sizin, yani topraksız Yahudilerin ‘Halksız toprak’a sahip olmalarını kolaylaştırıyor. Siz hedefiniz olan Arz-ı Mevud’a henüz ulaşamadınız. Fakat bunu geçekleştirmek için gün be gün hızlanıyorsunuz. Afganistan, Filistin ve Irak işgalleri, İran ve Suriye’ye yönelik tehditleri bu amaca dönük olduğu ve Böyle bir dönemde Büyük Ortadoğu Projesi gibi bir planın gündeme getirilmesi bu hızın arttığının göstergesi. Yani diyeceğim o ki Sayın Herzl, yandaşlarınız ve talebeleriniz işini gayet iyi yapıyor.
Peki, sizin bu planınıza karşı biz Müslümanlar ne yapıyoruz Sayın Herzl, haberiniz var mı' Eminim vardır. Çünkü ‘böl, parçala ve yut’ politikanızın uygulandığı gören gözler için apaçık ortada duruyor. Aslında bunun çok açık bir şekilde ‘komplo’ olduğunu başta Müslüman coğrafya olmak üzere bütün dünya kamuoyuna duyurabilirsiniz. Planlarınız doğrultusunda dünyanın en güçlü medya kuruluşlarını elinizde bulunuyorsunuz. Ve o medya kuruluşları sizin masum olduğunuzu dünyaya ispatlamak için, katliamlar, gözyaşları, tecavüzler ortada olmasına rağmen, tüm gücüyle çalışıyor. Burada tekrar sormak istiyorum Sayın Herzl, sizin planlarınıza karşı Müslümanların ne yaptığını biliyor musunuz' Bir ‘karşı planları’ var mı' Elbette sizin vahşi saldırılarınıza karşı bazı Müslümanların ‘karşı plan’ yapması kaçınılmazdı. Dinimizi bize ne kadar unutturursanız unutturun, âlimlerimizin itibarını ne kadar düşürürseniz düşürün, fikir adamlarımızı ne kadar satın alırsanız alın, mutlaka bizim içimizden de sizin planınıza karşı adım atacak birileri çıkacaktı. Çünkü cihad her Müslüman için farzdı. Hiç olmazsa Müslümanlar üzerine Farz-ı Kifaye idi. Geçen akşam, sizin belki de bu dünyada hiç sevmediğiniz birinin konuşmasını dinledim. Bu kişi sizin planlarınızı sekteye uğratmıştı. Açıkçası kızıyorsunuz O’na. ‘Ne diye burnunu sokar ki bizim işimize'’ dediğinizi duyar gibi oluyorum. Sözü uzatmak istemiyorum Sayın Herzl. Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 32’nci yıl dönümünün kutlandığı programda konuşan Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Müslümanların halini, tavrını ve hareket kabiliyetini en iyi şekilde ortaya koydu. Biliyorsunuz Muhterem Erbakan, yıllardır verdiği mücadele ile sizin baş belanız oldu Sayın Herzl.
Feshane Uluslararası Fuar Kongre ve Kültür Merkezi, Türkiye’nin ilk prefabrik çelik konstrüksiyon tekstil fabrikasıdır. Yani Milli’dir. Milli bir harekâtı kutlamanın yine milli bir yer de yapılması manidardır ve o manayı arttıran Milli bir şahsiyetin yaptığı Milli konuşmadır Sayın Herzl. Milli Görüş Lideri muhterem Erbakan, burada yaptığı konuşmada sizin yaptığınız işleri anlattı. Ortadoğu başta olmak üzere tüm dünyayı kan ve gözyaşına boğduğunuzu söyledi. Kıbrıs’ta Rumların yaptığı vahşeti durdurmak için Barış Harekâtı’nı gerçekleştirdiklerini belirten Muhterem Erbakan, bize düşenin Filistin ve Lübnan’da ırkçı emperyalistlerin bu yaptıklarına son vermek olduğunu söyledi. Bay Thedor, Prof. Dr. Erbakan, sizin vahşetinizden kurtulmanın yollarını belirtirken, en çok da O’nu anlamamızı bekliyordu bizden ve bu sebepten dolayı yakınıyordu. Sayın Herzl, Muhterem Erbakan, Müslümanların neden bu zulme ‘dur’ diyemediğini şu sözlerle ifade ediyordu: “Yahu yıllardır söylüyoruz. Bu ırkçı emperyalistlerden hayır gelmez. Sizden bir tek ricamız var. Ne olur bir defacık bizim ne dediğimizi Siyonizm’den, Siyon uşaklarından önce siz anlayın. Siz anlayıncaya kadar Siyonistler ve onların yerli uşakları bizi anlıyor ve gidip önlemlerini, tedbirlerini alıyorlar. Sen anladığında ise iş işten geçmiş oluyor' Mehmet Baydemir
Milli Gazete Muhabiri