İçeriğe geç
Filistin'e Mektup

Ey Filistin ve onun…

Ey Filistin ve onun yüreği yaralı evlâtları! Kuşkunuz olmasın tüm kalbimizle sizin yanınızdayız. İçine Allah ve peygamber sevgisinden başka ne varsa koyduğumuz kalbimizle. Şüphe etmeyin, tüm benliğimizle acınızı paylaşıyor, üzülüyor, çaresizliğin acısını belki sizden fazla hissederek kahroluyoruz. Evet, şehvet ve maddiyatın kölesi olmuş benliğimizle, acılarınızı paylaşıyoruz. Emin olunuz, her gün bize ulaşan acı haberleriniz, gözlerimizi yaşartıyor; hıçkırıkları boğazımıza diziyor. Haramın esiri olmuş gözlerimiz, Filistin’den bize ulaşan vahşet manzaralarına dayanamıyor. Araya sizden bir şey girmediği zaman afiyetle yediğimiz lokmalar, size dair haberlerleri izlerken taş olup boğazımıza oturuyor. Ve inanın, her Filistinli kardeşimizin şahadet haberi canımızı acıtıyor, hayatı bize zehir ediyor. İman etmekle, Allah yoluna adadığımızı söyleyip durduğumuz, ama içinde Allah yolunda yapılmış hiç bir şey olmayan hayatımız, bize ağır geliyor. Sözde Allah’a, cennet karşılığında ödünç verdiğimiz, gerçekte şeytana ve onun iğrenç emellerine kiraladığımız canımız, sizin halinizi gördükçe nasıl acıyor bir bilseniz. Sizin cihadınız, sizin şehadetiniz ve Allah yolunda düçar olduğunuz sefalet ve felâketiniz, bizi müslümanlığımızdan utandırıyor. Allah yolunda sizin için verebileceğimiz maddiyatı nefsimize, birkaç dakikalık duayı da gafletimize sermaye ettikten sonra, elimizde kalan ve sözden öteye geçmeyen imanımızla yerin dibine geçiyoruz. Biz, sizler gibi olamadığımız için, siz acı çekiyorsunuz. İslâm Alemi Filistin olamadığı için zillet ve utanca gömüldü. Günahlarımız, arzularımız ve dünya sevdamız bizi sizden kopardı. Allah korusun ama (kimbilir, belki)imandan da kopardı. Siz olmanız gereken haldesiniz. Ne mutlu size. Şu fani dünyanın cirmi nedir ki, acısı katlanılmaz olsun' Ama biz bunu anlamadık ve aldatıcı, gelip geçici dünyalıklar içinde anlamak istemiyoruz. Ey Filistin ve onun yüreği yaralı evlâtları! Size hiç bir yardımım dokunmadı ve belki de dokunmayacak. Siz izzetle ölürken, ben ancak zilletle gıpta edebilirim. Bunca felâket, sefalet ve yokluk içinde, imanını iki kelimeye hasreden kardeşiniz için göz yaşı dökmek te size düşer. Biz dünya sarhoşluğu ile kendimize ağlayacak idrak ve zamandan da mahrumuz. Bize ağlayın, bize acıyın.

— Hasan

Paylaş: WhatsApp X